Esat Korkmaz'ın Ardından: Hakk'a Yürüyüş ve Kültürel Ölümsüzlük
- sulzam1956
- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur

27 Temmuz 2023 tarihinde Hakk'a yürüyen Esat Korkmaz, yalnızca Alevi-Bektaşi araştırmaları alanında eserler vermiş bir yazar değil; Anadolu'nun kadim bilgelik geleneğini bilimsel yöntemle inceleyen önemli bir düşünürdü. Geride bıraktığı çok sayıdaki kitap, sözlük çalışmaları ve araştırmalarıyla Alevi-Bektaşi kültürünün anlaşılmasına kalıcı katkılar sundu.
Bir düşünürün gerçek değeri, yalnızca yaşadığı dönemdeki etkisiyle değil, düşüncelerinin sonraki kuşaklarda yaşamaya devam etmesiyle ölçülür. Esat Korkmaz'ın eserleri de bu anlamda kültürel belleğin önemli parçaları arasında yer almaktadır. Onun çalışmaları, Aleviliği yalnızca ritüeller üzerinden değil; tarih, dil, mitoloji, felsefe ve halk kültürü ekseninde ele alan çok yönlü bir yaklaşım sunmaktadır.
Alevi-Bektaşi öğretisinde ölüm için yaygın olarak "Hakk'a yürümek" ifadesi kullanılır. Bu söylem, ölümü mutlak bir yok oluş olarak değil, varoluşun dönüşümü olarak anlamlandıran kadim bir bakış açısını yansıtır. Burada önemli olan, ölümden sonra ne olduğuna dair kesin hükümler vermek değil; yaşamın doğayla kurduğu sürekliliği ve insanın geride bıraktığı manevi mirası kavramaktır.
Bu düşüncede beden doğanın döngüsüne katılır; insan ise eserleri, değerleri ve yetiştirdiği insanlar aracılığıyla toplumsal bellekte yaşamayı sürdürür. İşte bu nedenle Esat Korkmaz'ın Hakk'a yürüyüşü, yalnızca fiziksel bir ayrılık değil; düşüncelerinin yeni kuşaklara emanet edilmesidir.
Alevi-Bektaşi öğretisinin "devriye" anlayışı da bu sürekliliği simgesel bir dille ifade eder. Doğada hiçbir şey mutlak anlamda yok olmaz; her şey değişir, dönüşür ve yeni biçimlerde varlığını sürdürür. Bu anlayış, modern bilimin ortaya koyduğu doğal dönüşüm süreçleriyle aynı şey değildir; ancak doğadaki değişim fikriyle felsefi düzeyde benzer bir süreklilik düşüncesini paylaşır. Bu nedenle bilimsel kavramlarla inanç kavramlarını özdeşleştirmek yerine, her birini kendi yöntemi ve bağlamı içinde değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.
Esat Korkmaz'ın en büyük katkılarından biri de Alevi-Bektaşi kavramlarını yeniden düşünmeye davet etmesidir.
Esat Korkmaz, "Hak", "Can", "Yol", "İkrar", "Rıza", "Devriye" ve "Hakk'a yürüyüş" gibi kavramları tarihsel ve kültürel arka planlarıyla ele alarak, bu öğretinin yalnızca inanç boyutunu değil, aynı zamanda felsefi derinliğini de görünür kılmıştır.
Bugün Esat Korkmaz'ı anmanın en anlamlı yolu, onu yalnızca özlemle hatırlamak değil; eserlerini okumak, tartışmak ve yeni kuşaklara aktarmaktır. Çünkü düşünürler, geride bıraktıkları fikirlerle yaşamaya devam ederler.
Kültürel ölümsüzlük de tam olarak budur.
Esat Korkmaz, ardında yalnızca kitaplar bırakmadı; sorgulamayı, araştırmayı ve hakikati aramayı öğütleyen bir düşünce mirası bıraktı. Bu miras, Alevi-Bektaşi kültürünün geleceğini anlamak isteyen herkes için değerini koruyacaktır.
Hakk’a yüryüşünün 3. Yıl dönümünde bu değerli üstadımızı saygıyla, sevgiyle anıyorum…