top of page


"ALEVİ AYDINLAR" BİLDİRGESİ ÜZERİNE
ALEVİ AYDINLAR BİLDİRİSİ ÜZERİNE Öncelikle, “Alevi Aydınları” tanımlaması üzerinde durmak gerekir. Bu tanımlama geçmişten günümüze çeşitli tartışmalara konu olmuş ve farklı açılardan eleştirilmiştir. Bu nedenle, söz konusu tanımlamaya yönelik eleştirilerin belirli ölçülerde haklı ve dikkate değer yanlarının bulunduğunu kabul etmek gerekir. Ancak bu eleştirilerin, bildirinin içeriğinden bağımsız olarak değerlendirilmesi ve “Alevi aydın” kavramının neyi ifade ett
sulzam1956
4 gün önce4 dakikada okunur


ALEVİLER KİMSENİN SİYASİ APARATI DEĞİLSİR
Bilge ozan Yunus Emre' nin çok değer verdiğim bir dörtlüğü var. Yunus diyor ki: Söz ola kese savaşı/ Söz ola kestire başı/ Söz ola ağulu aşı/ Yağ ile bal ede söz DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, geçmişte partisinde milletvekilliği ve bakanlık yapmış isimleri “sokaktan alıp getirdik” diyerek küçümsemesi kabul edilemez. Dün birlikte mücadele ettiğiniz, aynı siyasi çatının altında yürüdüğünüz, Me clis’te temsil mücadelesine katkı sunmuş insa
sulzam1956
6 gün önce2 dakikada okunur


12 EYLÜL BİR KARŞI DEVRİM HAREKETİDİR
12 Eylül 1980 askerî darbesi, yalnızca dönemin siyasal iktidarını devirmek amacıyla gerçekleştirilmiş bir askerî müdahale olarak değerlendirilemez. 12 Eylül, Türkiye'nin siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel yapısını köklü biçimde değiştiren; 1923 Cumhuriyet devriminin temel değerlerinden ve 1961 Anayasası'yla gelişen özgürlükçü-demokratik çizgiden uzaklaşmayı hızlandıran bir karşı-devrimci kırılma noktasıdır. Bu nedenle 12 Eylül'ü anlamak için yalnızca 12 Eylü
sulzam1956
6 gün önce9 dakikada okunur


İÇİMDEKİ BEN'E DOĞRU (Nurgül Mıhcı Calbaz)
Değerli insan Nurgül Mıhcı Calbaz'ın, İkinci Adam Yayınevi'nden kısa süre önce yayımlanan İçimdeki Ben'e Doğru: Psikoloji ve Tasavvufla İçsel Dönüşüm Rehberi adlı eserini ilgiyle okudum. Nurgül Mıhcı Calbaz, bu çalışmasında insanı bütün yönleriyle ele alıyor; düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını şekillendiren dinamikleri sorguluyor. Psikolojinin bilimsel yaklaşımı ile tasavvufun kadim bilgeliğini buluşturarak, okuyucuyu kendi iç dünyasına yönelmeye davet e
sulzam1956
5 Ağu3 dakikada okunur


Eğitimde Laiklik ve İnanç Özgürlüğü Üzerine
Eğitimde Laiklik ve İnanç Özgürlüğü Üzerine Eğitimin temel işlevi, bireyleri bilgiyle buluşturan, onların zihinsel, bilimsel ve ahlaki gelişimlerini destekleyen toplumsal bir süreci içerir. Eğitimin amacı; bireylere çağdaş dünyanın ulaştığı bilimsel, teknolojik, düşünsel ve etik birikimi kazandırmak, eleştirel düşünme ve sorgulama becerilerini geliştirmek, yaratıcı ve üretken bireyler yetiştirerek toplumu daha ileri bir uygarlık düzeyine taşımaktır.
sulzam1956
1 Ağu3 dakikada okunur


Esat Korkmaz'ın Ardından: Hakk'a Yürüyüş ve Kültürel Ölümsüzlük
Esat Korkmaz'ın Ardından: Hakk'a Yürüyüş ve Kültürel Ölümsüzlük 27 Temmuz 2023 tarihinde Hakk'a yürüyen Esat Korkmaz, yalnızca Alevi-Bektaşi araştırmaları alanında eserler vermiş bir yazar değil; Anadolu'nun kadim bilgelik geleneğini bilimsel yöntemle inceleyen önemli bir düşünürdü. Geride bıraktığı çok sayıdaki kitap, sözlük çalışmaları ve araştırmalarıyla Alevi-Bektaşi kültürünün anlaşılmasına kalıcı katkılar sundu. Bir düşünürün gerçek değeri, yal
sulzam1956
29 Tem2 dakikada okunur


TARİHSEL BOYUTUYLA KADIN
Kadın ve erkek, insan türünün birbirini tamamlayan iki temel varoluş biçimidir. Biyolojik farklılıklarına karşın, yaşamın sürekliliği ve toplumsal düzenin oluşumu açısından karşılıklı bağımlılık ve bütünlük içinde var olurlar. Makro evren, karşıtlıkların birliği ve etkileşimi üzerine kurulu diyalektik bir yapıya sahiptir. Hareket, değişim ve gelişim; birbirine karşıt gibi görünen güçlerin karşılıklı etkileşimiyle ortaya çıkar. Gece ve gündüz, madde ve enerji, artı
sulzam1956
22 Tem8 dakikada okunur


Deniz Göktaş ve Mizahın Gücü
Mizah, insanları güldürüp eğlendirirken aynı zamanda düşündüren bir sanat dalıdır. Sanat, yapısı gereği düşündüren, ironik yönü olan ve gerektiğinde insanları düşünsel boyutta derin yolculuklara çıkaran bir etkinliktir. Aynı zamanda bireyin henüz açığa çıkmamış duyarlılıklarını ve yeteneklerini görünür kılmaya çalışan bir işleve sahiptir. Mizah ise insanlığın en eski savunma mekanizmalarından biridir. Bazen bir kahkaha, uzun bir söylevden daha etkili o
sulzam1956
4 Tem3 dakikada okunur


AHLAKİ YOZLAŞMA VE IRKÇI BAKIŞ
Ülkemizde ahlaki yozlaşma giderek artmakta; gelir dağılımındaki adaletsizlik derinleştikçe insanlar arasındaki ilişkiler de hızla bozulmaktadır. Rahmetli Mustafa Ekmekçi'nin, “Önce ekmekler bozuldu” sözü bu durumu çarpıcı bir şekilde anlatır. Peki ekmeği bozan kimdir? İnsan... O halde bozulma, önce insanda başlamıştır. Bugün insan bedeni üzerinden hakaret etmek, cinsiyetçi söylemler üretmek, erkek egemen bir bakış açısıyla kadın bedeni üzerinden insanları aşağılam
sulzam1956
7 Haz2 dakikada okunur


ÇAĞDAŞ DÜNYANIN YOLU
Çağdaş insan çağdaş dünyanın değerleriyle konuşur. Aydın olmanın en önemli göstergesi de toplumu çağdaş değerlerle buluşturmaktır. Zamane ruhu ve çağdaş dünaynın yolu, Laiklik, Demokrasi, Özgürlük gibi evrensel değerlerdir. Toplumların geleceği, sahip oldukları doğal kaynaklardan ya da ekonomik güçlerinden çok, benimsedikleri değerlerle şekillenir. Tarih boyunca insanlığı ileriye taşıyan temel unsur; akıl, bilim, özgür düşünce ve evrensel insanlık değe
sulzam1956
3 Haz3 dakikada okunur


ALEVİLİĞİN MAYALANMA, AŞILANMA VE BEDENLEŞME SÜRECİ
TARİHSEL BOYUT Tarih, birbirinden kopuk olayların değil; birbirini doğuran süreçlerin toplamıdır. Ne doğa durağandır, ne de toplumlar… Her ikisi de bir yön, bir akış içerisindedir. Bu akış, içinde bulunduğumuz evrende olduğu gibi, ileriye doğrudur. İnsanlık tarihi de bu sürekliliğin bir parçasıdır. Zamanın ileriye doğru akışı; toplumları yalnızca değişime değil, aynı zamanda gelişime de taşımıştır. Bu süreçte toplumlar; kültürel ol
sulzam1956
6 May20 dakikada okunur


BİLİNÇALTI İNSANI ELE VERİR
Gün geçmiyor ki Aleviler hakkında akla, mantığa ve tarihsel gerçekliğe sığmayan karalamalarla karşılaşılmasın. Üstelik bu söylemlerin kimi zaman kendisini “aydın”, “ilerici”, “cumhuriyetçi” olarak tanımlayan kamuoyunda tanınmış kişilerden gelmesi ayrıca düşündürücüdür. Çünkü aydın olmak, yalnızca bilgi sahibi olmak değildir; yaşadığı toplumu tanımak, insanı anlamak ve hakikati önyargıların sisinden ayırabilmektir. Aydın insan kulaktan dolma söylentilerle, tarihsel
sulzam1956
29 Nis3 dakikada okunur


Kapitalizm, Madencilerin Direnişi ve Vicdan
21. yüzyılda insanlık büyük bir paradoks yaşıyor. Öyle ki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin doruğuna ulaşıldığı, üretim kapasitesinin tarihte görülmemiş ölçüde arttığı bir çağda; yoksulluk, eşitsizlik, savaş, ekolojik yıkım ve emek sömürüsü de derinleşiyor. Bu çelişki tesadüf değildir; kapitalist sistemin yapısal karakterinden doğmaktadır. Bugün karşı karşıya olduğumuz kapitalizm, yalnızca ekonomik bir model değil, aynı zamanda bir uygarlık anlayışıdır. Her şeyi
sulzam1956
28 Nis2 dakikada okunur


KILIÇ ARTIĞI (BASTIRILMIŞ DÜŞÜNCENİN AÇIĞA ÇIKIŞI)
Bilinçaltı, insanın farkında olmadan duyguların, düşüncelerin, isteklerin ve bastırılmış eğilimlerin saklı bulunduğu zihin alanıdır. İnsan çoğu zaman orada taşıdıklarının bilincinde değildir; ancak bunlar zamanı geldiğinde sözle, davranışla ve tutumla açığa çıkar. Freud’a göre, insanın dili, yalnız bilinçli düşüncenin değil, bilinçaltının da aynasıdır. Bastırılmış her duygu ve düşünce, uygun koşullar oluştuğunda bir biçimde açığa çıkar. Bu açığa çıkış, kişinin
sulzam1956
26 Nis2 dakikada okunur


Alevilikte Doğacı-Monist Yorum
Alevilikte Doğacı-Monist Yorum Günümüzde özellikle Cemevleri’nde Alevilik çoğu zaman ritüel boyutuyla işlenmekte ve ritüeller de yer yer dogmatik bir yöntemle verilmeye çalışılmaktadır. Oysa Aleviliği yalnız ritüeller toplamına indirgemek, onun felsefi, ontolojik ve yaşam öğretisi boyutunu daraltabilir. Bu nedenle Aleviliği sadece ibadet kalıplarıyla değil, düşünsel ve hakikat arayışı yönüyle de yeniden okumak önemlidir. Dolayısıyla Aleviliği yalnız
sulzam1956
25 Nis2 dakikada okunur


ALEVİLİK KAVRAMI ÜZERİNE
Alevilik Kavramının Etimolojisi ve Bütünsel Yapısı Üzerine Bir Değerlendirme Alevilik kavramı, tarihsel, kültürel ve felsefi açıdan oldukça katmanlı bir yapıya sahiptir. Bu kavramın kökeni ve anlamı üzerine yapılan tartışmalar, çoğu zaman tek yönlü yaklaşımların etkisi altında kalmış ve bu durum kavramın bütünsel yapısının yeterince kavranamamasına yol açmıştır. Oysa insanlık tarihine ve düşünce sistemlerine bütüncül bir perspektiften bakıldığında, hiçbir kavramın
sulzam1956
21 Nis3 dakikada okunur


TOPLUMDA KADIN
Özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla birlikte kadın, toplumsal yaşamda ikincil bir konuma itilmiştir. Bugün çağdaş dünyada dahi kadınların erkeklerle aynı toplumsal statüyü tam anlamıyla kazanamadığını görmekteyiz. Bu durum, kadın ve erkeğin aynı türün, yani “insan”ın parçası olmasına rağmen, erkek egemenliğinin tarihsel sürekliliğini koruduğunu göstermektedir. Dolayısıyla “kadın-erkek eşittir” söylemi, mevcut gerçekliği yansıtmaktan ziyade ulaşılması gereken bir hedefi ifade et
sulzam1956
19 Nis2 dakikada okunur


ASİMİLASYON
Alevi asimilasyonu, Alevi inanç ve kültürünün tarihsel süreç içinde baskı, dışlama veya yönlendirme yoluyla dönüştürülmesi, zayıflatılması ya da çoğunluk kültürüne benzetilmesi sürecini ifade eder. Bu bağlamda bu topraklarda binlerce yıldan bu yana hem tarihsel hem de güncel boyutları olan bir yok sayma, egemenin kendisine benzetme olarak uygulanagelmiştir. Sapkınlık denilerek katliamlar yaşamış ve akla mantığa uygun düşmeyen Karalamalara uğramıştır. T
sulzam1956
19 Nis2 dakikada okunur


Toplumsal Çözülme, Şiddet ve Güven Krizi
Toplumsal Çözülme, Şiddet ve Güven Krizi Günümüz toplumunda artan kutuplaşma, ekonomik yoksullaşma, gelecek perspektifinin zayıflaması ve adalet duygusunun giderek aşınması, bireylerin güvenlik algısını derinden sarsmaktadır. Bu koşullar altında bireyler, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik bir güvensizlik ortamında yaşamaktadır. Toplumsal bağların zayıflaması ve ortak değerlerin aşınması, bireyler arasında empatiyi azaltmakta ve şiddet eğ
sulzam1956
17 Nis3 dakikada okunur


HIZIR İNANCI VE DOĞANIN DİYALEKTİĞİ
Hızır, ölümsüzlüğe ermiş bir bilge Zorda kalanlara yardım eden bir kurtarıcı, Hakikati bilen, sır ehli bir varlık olarak kabul edilir. İnsanın içindeki uyanış, vicdan ve hakikat bilinci İnsanın gönlündeki merhamet duygusu, vicdanıdır; Hızır, doğanın dirilişi,,insanın uyanışdır. Halk inancında Hızır, doğanın canlanmasını, yeniden doğuşu ve kutsal kurtarıcıyı simgeleyen simgesel bir kimliktir. Hız
sulzam1956
8 Şub3 dakikada okunur
Video Channel Name
Video Channel Name

Paylaş
Facebook
Twitter
Pinterest
Tumblr
Bağlantıyı Kopyala
Bağlantı Kopyalandı
Video ara...
Tüm Kategoriler
Categories

Şimdi Oynuyor
Video Title
00:23

Şimdi Oynuyor
Video Title
00:32

Şimdi Oynuyor
Video Title
00:29

Şimdi Oynuyor
Video Title
00:31
bottom of page