top of page

HIZIR İNANCI VE DOĞANIN DİYALEKTİĞİ

                                  
                                  

               Hızır, ölümsüzlüğe ermiş bir bilge

Zorda kalanlara yardım eden bir kurtarıcı,

Hakikati bilen, sır ehli bir varlık olarak kabul edilir.

               İnsanın içindeki uyanış, vicdan ve hakikat bilinci

            İnsanın gönlündeki merhamet duygusu, vicdanıdır;

            Hızır, doğanın dirilişi,,insanın uyanışdır.

            Halk inancında Hızır, doğanın canlanmasını, yeniden doğuşu ve kutsal kurtarıcıyı simgeleyen simgesel bir kimliktir. Hızır inancı; baharın gelişini simgeleyen Nevruz (Newroz) ile yazın gelişini simgeleyen Hıdrellez anlatılarıyla iç içe geçmiş durumdadır. Bu anlatılar, doğanın döngüsel yapısının inanç diliyle ifade edilmesidir.

            Doğada hiçbir şey gelişigüzel gerçekleşmez; her olgu belirli yasalara bağlıdır. Mevsimlerin dönüşümü bu değişmez doğa yasalarının en belirgin örneklerinden biridir. İnsan üzerinde en güçlü etkiyi yaratan mevsim ise bahardır. Çünkü bahar; yaşamın, doğumun, yenilenmenin ve üretimin simgesidir. Kış boyunca dinlenen doğa, baharla birlikte yeniden harekete geçer ve yeni bir döngü başlatır.

            Bu dönüşümü sağlayan itici güç, halk bilincinde kutsal bir anlam kazanmış ve Hızır adıyla simgeleştirilmiştir.

            Böylece Hızır, doğa yasasının inançsal bir dille anlatımı hâline gelmiştir. Halk inancında Hızır, görünmeyen ancak insan yararına iyilikler gerçekleştiren, pozitif enerji taşıyan gizil bir güç olarak kabul edilir.

            Kuzey yarımkürede baharın gelişi, Şubat ayının ortasında cemrelerin düşmesiyle başlar. İnanca göre cemreler yedişer gün arayla önce havaya, sonra suya ve en son toprağa düşer. Bu süreçte ısı artar, dört öğe (hava, su, ateş ve toprak) birleşir ve doğa canlanır. Bu birleşmenin tamamlandığı tarih olan 21 Mart Nevruz’dur. Nevruz, doğanın döllenmesini ve yeniden doğuşunu simgeler.

            Halk inancına göre bu döllenmeyi sağlayan güç Hızır ve onun sudaki yardımcısı İlyas’tır. Doğa ürün vermeye başladığında Hızır ile İlyas yılda bir kez bir araya gelirler. Bu buluşmanın tarihi 6 Mayıs’tır ve Hıdrellez olarak adlandırılır. Hıdrellez, doğanın bereket üretmeye başlamasının ve insanlara besin sunmasının kutsanmasıdır.

            Bu inanç sisteminde Hızır ve İlyas karşıt ama tamamlayıcı iki üretici güç olarak algılanır. Bu durum, düalist evren anlayışının temel ilkesi olan “zıtlıkların birliği” düşüncesine dayanır. Zıtlar birbirini çeker ve birleşerek sürekliliği ve üretimi sağlar. Hızır ile İlyas bu diyalektik sürecin mitolojik karşılığıdır.

            Hızır ve İlyas, zorda kalanlara yardım eden, anda var olan ve insanlığı kurtuluşa taşıyan kutsal kimlikler olarak düşünülür. Bu yönüyle Hızır, tamamen düşsel bir kişilikten çok, insan bilincinde iyiliği harekete geçiren simgesel bir güçtür. Hızır; gizil yetenekleri açığa çıkaran, insanın içindeki iyicil potansiyeli eyleme dönüştüren enerjidir.

            Toplumsal açıdan Hızır; insan bilincini uyaran, toplumsal belleği canlı tutan, geleceğe dair ütopyaların ortaya çıkmasını sağlayan simgesel bir figürdür. Topluma ışık tutan, insanı darda kurtaran her olgu ve kişi bu anlamda Hızır olarak yorumlanır.

            Hıdrellez, doğanın yeniden doğuşunun ve üretkenliğinin insanlar tarafından kutsanmasıdır. Bu nedenle halk belleğinde doğanın besin sunması ile Hızır ve İlyas kimliği özdeşleştirilmiştir.

            Hızır Orucu ise özellikle Alevi inancında önemli bir ritüeldir. Genellikle üç gün tutulur. Üçleme, bâtıni düşüncede doğuşu, oluşu ve yeniden varoluşu simgeler. Tanrı–doğa–insan; tez–antitez–sentez; can–beden–ruh gibi üçlü yapılar bu anlayışın temelini oluşturur.

            Bazı bölgelerde Hızır Orucu yedi gün tutulur. Yedi sayısı tamamlanmayı simgeler. Dört öğe (hava, su, ateş, toprak) ile üç âlemin (cemadat, nebatat, hayvan) bütünlüğünü ifade eder.

Rumi takvime göre 31 Ocak, 1–2 Şubat; Miladi takvime göre ise 13–14–15 Şubat günlerinde tutulur. Oruç, gece sahur yapılmadan tutulur ve perşembe akşamı sona erer. Bunun nedeni, Alevi inancında cuma gününün kutsal kabul edilmesidir.

            Sonuç olarak Hızır inancı, doğanın döngüsel işleyişinin, insan bilincinde kutsal ve simgesel bir dil ile anlamlandırılmasıdır. Hıdrellez ise doğanın yeniden doğuşunun ve bereketinin toplumsal hafızada kutsanmasıdır.

            Tüm canların Hızır Orucu kabul olsun.

 


Yorumlar


bottom of page